Alıntılar

Güzel Bir Soru


Senai Demirci’nin kitabını okurken, bu sayfaya geldiğimde uzun süre devam edemedim kitaba.. Kendi içimde bu sorunun yanıtını veremezsem kitabı idrak edemeyeceğimi düşündüm. Kendimce yanıtlandırdım soruyu, inşaAllah uygulamaya da çalışıyorum kendi içimde..

Şimdi sen de sor kendine: Manevi tutsaklık mı, fiziki tutsaklık mı; hangisi daha büyük onursuzluktur? Kalıbını saraya koyup kalbini zindana bırakmak mı, kalıbını zindana koyup kalbini özgür bırakmak mı; hangisidir talihsizlik? Asıl tutsaklık, dürtülerinin seni attığı zindanda yaşanır. Asıl kölelik; heva ve hevesinin kalbini zincire bağladığı yerde başlar. Görünüşte özgür aslında tutuklu Züleyha sarayı kendine zindan eder, güneşi perdeler. Mahpus sanılan özgür Yusuf ise zindanı “medrese”leştirir, zulmeti nur eyler. Sen neredesin? Sen nerelisin? Aydınlığı bile soğuran bir karaltı mısın? Yoksa karanlığı karanlık olduğuna pişman edecek bir ışık pınarı mısın? Yusuf borçlusun zindanlara; unutma!


Yazar Hakkında

Admin

Yorum Yaz